Fotoğraf ve Video: Nazım Can Işık

 

Avustralyalı Pink Floyd Tribute grubu The Australian Pink Floyd Show, dün gece Zorlu Performans Sanatları Merkezi’ndeydi. 9 Mayıs’ta da Zorlu’da sahne alacak grup, 1988’den beri sahne alıyor. 1988’de alçak gönüllü bir tribute grubu olarak kurulmuşken bugün tüm zamanların en başarılı tribute gruplarından biriler. Pink Floyd grubunun gitaristi David Gilmour da haklarında “İlk defa Pink Floyd’u canlı izleme şansına eriştim.” cümlesini kurmuştur. Tıpkı Pink Floyd gibi sahne şovları, ışık şovları ve dev balonlarla süslenmiş harikulade bir şova sahipler.

 

 

Pink Floyd dinleme umuduyla giderseniz bazı yerlerde canınız sıkılabilir, ama çok sıkı bir Pink Floyd tribute grubu dinlemeye giderseniz ağzınız kulaklarınızda ayrılacak olmanız muhtemel.

 

 

Obscured by Clouds ile sağlam ve kendilerinden emin bir giriş yaptılar. Sonralarda ise Pink Floyd konser klasiği olarak In The Flesh? ile dozu arttırdılar, Pink Floyd ile özdeşleşmiş yuvarlak ekran, ışık koreografisi, ses efektlerinin ve enstrüman tonlarının orijinaline sadıklığı ile ne kadar ciddi olduklarını gösteriyorlardı.

 

Daha sonra hiç beklemeden Shine On You Crazy Diamond‘a daldılar. Zorlu PSM’nin tıklım tıklım dolu devasa salonu nefesini kesmiş sahneye odaklanmıştı. Işık ekibini de tebrik etmek lazım, bu kadar uyum içerisinde çalan bir gruba da ancak böylesine uyumlu bir ışık şovu yakışırdı. Şarkılar gelip geçerken seyirciler her yeni gelen şarkının başında çalınan şarkıdan mutlu olup sevinç çığlıkları atıyordu.

 

 

Araya bir Young Lust sıkıştırıp, iki harikulade Dark Side of the Moon parçası olan The Great Gig in the Sky ve Us and Them‘i çaldılar. Özellikle The Great Gig in the Sky parçasında geri vokallerin ne kadar yetenekli olduklarını görebiliyoruz. Dans hareketlerindeki kusursuz uyumun yanı sıra kusursuz yorumları seyircileri mest etmişti. Seyirciler sık sık duyduklarına inanamayıp yaşadıkları anı kayda almak için telefonlarına sarıldılar. Seyirci demişken de Pink Floyd dinleyicisinde farkettiğim bir durumu paylaşmak istiyorum; İki tip Pink Floyd dinleyicisi olduğuna kanaat getirdim. Birisi parçalarda yerinde duramayıp sürekli dans eden ve hareket halinde olan dinleyici, diğeri ise oturduğu koltuğa yapışıp kalan ve sahneye kilitlenen dinleyici. Herhangi birisinin doğru ya da yanlış olduğuna inanmıyorum ama kesin olan bir şey var ki ikisinin de dinlerken kendisinden geçtiği.

 

 

Another Brick in the Wall Pt.2‘yi de çalarak ilk yarıyı bitirdiler ve 20 dakikalık bir araya girdik. Pink Floyd’un kendi gösterilerinde kullanmadığı, The Wall’daki öğretmen figürü de balon haline getirilmiş ve çok da hoş olmuş.

 

 

 

İkinci yarıya da See Emily Play ile girdiler. Setlist’te hem Barrett dönemine, hem de diğer dönemlere eşit ağırlık verilmesi oldukça hoş olmuş. İyi bir Pink Floyd deneyimi için hiç bir detay atlanmamış.

Daha sonrasında da Pigs(Three Different Ones) ile girdiler. Görsel ve müzikal olarak tam bir şov olsa da müzikal olarak yer yer ufak mazur görülebilir hatalar olduğunu söylemeliyim. Arkadaki dev ekranda da şarkı sırasında “Pig Brother Is Watching You.” “Don’t Vote Pig” gibi yazıların yanısıra oldukça etkileyici görseller gözükse de genel olarak ekranda sergilenen görsellerin yer yer amatör kaldığını düşünüyorum. Sonrasında ise ekranda çizilen “WE ARE ALL BORN EQUAL” yazısından sonra tüm salon tarafından alkışlanan grup, Wish You Were parçasını çalmaya geçti.

 

Sorrow parçasını da oldukça başarılı bir şekilde kotardılar.

 

One Of These Days parçasına geçtikleri sırada kendilerine has Kanguru balonu için seyirciye alkış tutturmaya başladılar, Kanguru, devasa balon, coşku vesaire tabii ki çok güzel şeyler ama One of These Days gibi nefis bir parçaya gölge düşürdüğü için somurtarak oturmakla yetindim.

 

 

Run Like Hell ile de konseri bitirdiler. Ama bir şeyler eksikti. Bazı parçalar yerine tam oturmamıştı. Seyirciler çığlık çığlığa grubu sahneye geri çağırırken grup geri döndü ve bizleri Time ve Comfortably Numb ile gönülden vurdu. Comfortably Numb’da gitarist David Fowler Gilmour’un kulakları çınlasın kelimenin tam anlamıyla “MUAZZAM” bir gitar solosu sergiledi. Artık bizler için konser bitebilirdi. Mutluluk ve zafer sarhoşu olarak evlerimize doğru yola koyulduk.

 

Fotoğrafların tamamına www.nazimcanisik.com adresinden ulaşabilirsiniz.