İlk görüşte aşk derler ya, Poa benim için böyle bir şeydi. “Bak dinle bunu seversin” şeklinde gelen bir öneri sonrası dinlemem sonucunda tutuldum bu albüme. Ποα Yunanca’da yosun anlamına geliyormuş.

1973’te çıkan bu albüm, Blocco Mentale’yi tek albümlük efsane gruplar sınıfına sokmaya yetiyor. 1973 yılı da İtalyan Progresif Rock camiası için çok da sakin bir yıl değildi, Poa da böyle bir ortama şılakk diye dalmış. Ancak bana kalırsa hafiften geç kalmış gibi duruyor, 1-2 yıl kadar önce çıkmış olsaydı günümüz klasiklerinden olacağına eminim.

Şarkılar arasındaki geçişleri de hiç fena değil, çoğu şarkıda yumuşak bir şekilde diğer şarkıya bağlandığını hissedebiliyoruz. PFM ve King Crimson’un etkilerini bolca görebiliyoruz genel olarak.

Albüm 7 harika şarkıdan oluşuyor, açılış şarkılığını üstlenen “Capita” bizi güzel bir saksafon ile karşılıyor. Başlangıçta biraz İngilizlere göz kırpsa da ilerisinde klasik italyan ses çizgisine bürünüyor.

Daha sonra ”Aria e Miele” çaldığında VDGG etkisini içinizde hissediyordunuz, piyano ve flüt etkileriyle insanı hapsediveren çok güzel bir parça. İtalyanca da gerçekten prog’a ve özellikle böyle şarkılara çok yakışan bir dil bence.

“Impressione” ise albümün en uzun şarkısı, belki de en keyifli şarkısı. Şarkının başında bir yeşilçam filminde yakışıklı başrol öldü sanabilirsiniz, ama sadece şarkıya giriyorlar paniğe kapılmayın. Yumuşak bir klavye sound’u, sakince çalan bir flüt, akustik gitar eşliğinde de tadından yanmıyor açıkçası. Parça zaman zaman hızlanıp, yavaşlıyor ama sizi etkilemeyi hiç bırakmıyor. Ortalarına doğru davul ve saksofonun atışmasını duyabilirsiniz, safi haz verecektir, ürkmeyin.

Bu grup tek bir vokaliste sahip değil, aksine 5 tane vokaliste sahip, bu durumun güzel etkisini bütün albüme yayılmış bir şekilde hissedebilirsiniz.

 

“Io e Me” her şeyin üzerine bir de Armonika eklemiş, gayet de hoş olmuş. Hatta Billy Joel görmesin, bir köşede ağlama ihtimali var. Şarkının bunun dışında öne çıkan pek bir özelliği yok diyebilirim. Ama vokaller yine albümün genelinde olduğu gibi oldukça  güzel kullanılmış.

“La Nuova Forza”ya geliyoruz. Yine harika bir şarkı, davulların da desteğiyle güzel ve dolu bir organ sesiyle giriyor. Daha sonra senaryo  birden değişiyor, ne oluyor demeye kalmadan senaryo bir daha değişiyor ve vücudunuzu gayriihtiyari hareket ederken buluyorsunuz. Şarkı hızlanıyor, duraksıyor. Güzel bir flüt melodisi eşliğiyle vokaller giriyor. Yine diğer İtalyan babalardan etkilendikleri kısımları hissedebiliyorsunuz, ama sadece etkilenme aşamasında bırakmışlar.

İlk fotoğrafa dikkat ederseniz kapakta bir delik var, ve kapakta görülen papatya aslında kapağın iç kısmındaki papatya. Güzel bir ekleme olmuş.

 

Daha sonrasında albümün en sevdiği parçası geliyor. “Ritorno”, hızlı bir organ ile giriyor. Direkt etkisi altına alıyor. Daha sonrasında muazzam olarak ifade edebileceğim bir piyano pasajı geliyor. Sonrasında diğer enstrümanlar girip şarkıyı ilerletiyor. Elektrik gitar işi daha iyi olabilir diyebilsem de bu şarkıya gölge düşürmeye yetmemiş. Yine harika vokaller, ve şarkının sonunda davul, klavye ve saksafon eşliğinde takdire şayan bir bitiş. Şarkının sonuna Capita’nın ve albümün girişindeki güzel pasajı eklemişler.

Ve albüme son vermek için de  “Verde” şarkısına geliyoruz. Bana kalırsa melodik olarak dahi elveda diyen bir parça, haydi bizden bu kadar ağalar beyler diyor abilerimiz.

  • Bernardo  Finocchi (vokal, saksafon ve flüt)
  • Aldo Angeletti (vokal ve bas)
  • Gigi Bianchi (gitar ve vokal)
  • Filippo Lazzari (klavye, vokal ve ağız kopuzu)
  • Michele Arena (davullar ve vokaller)

 

 

Haydi benden de bu kadar, umarım beğenmişsinizdir, ve bu güzelliği dinlemenize vesile olmuşumdur.