Roger Waters’ın The Wall’u yazmasına bu konserde yaşanan bir hadisenin sebep olduğu söylenir. Seyircilerin çoğu kuralsız bir havadaydı, hatta bazı deliler havai fişek de patlatıyordu. Bir yerde, zıpçıktı bir hayran Roger Waters’a bayağı yaklaşmayı başardı. Roger da hayranı “buraya domuzcuk” diyerek yaklaşması için işaret yaptı. Hayran menzile girmek için yeterince yaklaştığında, Roger yüzüne tükürdü.

Bu olaydan sonra Roger nasıl pişmanlık duyduğunu ve hayranlarıyla arasında “bir duvar örüldüğünü” hissettiğini söyledi.

Gerisi tarih!

1977’deki Pink Floyd konseri Olympic Stadyumu’nda 1976’daki Olimpiyatlardan sonra yaşanan ilk büyük olaydı. O yaz stadyumda iki büyük konser vardı. Pink Floyd ve Emerson, Lake and Palmer. (ELP In Concert albümü bu konserde kaydedildi.)

Biletler ayakta olduğu için insanlar kapılar açılır açılmaz adeta stadyumu fethettiler.

Konser 80 bin civarı katılım ile stadyumun katılım rekorunu kırmıştı. Saat 18 civarında, 30000 kişinin içeride olduğu tahmin ediliyordu. Ancak grup saat 8’e kadar çalmayacaktı. Şimdi elinizde 30bin kişi var, hayatlarının konserlerini heyecanla bekliyorlar ve önlerinde hiç bir şey yapmayacakları bir iki saat var. Sizce ne yaparlar?

Çatıya bile çıkarlar.

Olayı canlı gören, aynı zamanda bu fotoğrafları da çeken Daniel, Roger’ın herkesin etkilendiği bir havai fişekten sonra çıldırdığını belirtiyor. Ayrıca birinin Roger’ın uyarmasından sonra sahneye cam bira şişesi fırlattığını da hatırlıyor.

Stadyumdaki ilk büyük konser ve güvenlik nasıl davranacağını, bu konuyla nasıl çıkabileceğini çözebilmiş değil. İnsanlar cam şişeler, kayıt cihazları, havai fişekleri gizlice sokabiliyor.

Konserin sonlarına doğru, sarhoş bir izleyici “Screamer” adı verilen yüksek ses ve duman çıkarabilen roketimsi bir şeyi fırlatıyor. Bu bütün kalabalıkta kelebek etkisi yaratıyor, herkes birbirini ittirip çıldırmaya başlıyor. Bu sırada grup insanları sakinleştirmek için bir şeyler çalmaya çalışırken kalabalığın ufak bir kısmı stadyumu terkediyor, çoğunluk izlemek için kalıyor. Bu sırada rodiler de ekipmanları hızlıca dışarı çıkarmaya çalışıyor. Sonlara doğru Nick Mason’un önünde bir tabure ve bir tane tomtom’dan başka bir şey kalmıyor!

Genel olarak, seyirciler haricinde çok fena bir konser değildi. Parti daha sonra sokakta da devam etti.

Roger mutluyken

 

Son sözleri Roger Waters’a bırakıyorum:

 

“Cleveland’daki Rock N’ Roll Hall of Fame’de The Wall’dan esinlenilmiş bir sergi var, bana da grafiti olarak koymak için bir söz sordular. Yazdığım şey ise şu, ‘Eski günlerde, Dark Side of the Moon’dan önce, Pink Floyd seyircileriyle büyülü bir bağ kurdu. Ancak, başarı bizi kör etti. 1977’de futbol stadyumlarında çalıyorduk. Büyü, sayıların ağırlığı altında ezildi. Popülarite’nin süsüne bağımlı hale geliyorduk. Kendimi giderek daha da yabancılaşmış ve egoist bir halde buldum, Olympic Stadyumundaki bir geceye kadar böyle gitti, Montreal’de çılgınlaşmış bir hayran kalabalığın arasından savaşarak geliyordu. Onun azmi ve benim müsamahamla, bütün hüsranımı yüzüne tükürdüm. O gece, otelde, kendi davranışımdan dolayı şoka uğramıştım. Bir seçim ile karşı karşıyaydım. Bağımlılığımı reddedip, uyuşmuş, büyüsüz varlığımı kabul etmek. Ya da sorumluluğumu kabullenip daha az tercih edileni yapıp kim olduğumu ve nereye ait olduğumu keşfetmekti. The Wall da bu kararı verebilmek için kendime çizdiğim bir resimdi.